İran ile ABD Arasındaki Müzakere Süreci: Talepler, Çatışmalar ve İhtimaller

İran ve ABD arasındaki müzakereler, her iki ülkenin karşılıklı taleplerinin artmasıyla giderek karmaşık bir hale gelmiş durumda. Amerika Birleşik Devletleri, Tahran ile bir ateşkes sağlamak amacıyla oluşturduğu 15 maddelik bir planı masaya koyarken, İran’ın bu plana yalnızca 7 maddeyle yanıt vermesi dikkat çekiyor. The Wall Street Journal’da yer alan haberlere göre, İran, barış görüşmelerine katılmak için oldukça kapsamlı ve yüksek taleplerle gelmiş durumda.

Bu talepler arasında, Körfez bölgesindeki tüm ABD askeri üslerinin kapatılması, İran’a yönelik saldırılar için tazminat ödenmesi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden ücret alınması gibi maddeler yer alıyor. Ayrıca, İran’a uygulanan tüm yaptırımların kaldırılması, İsrail’in Hizbullah’a yönelik saldırılarının sona ermesi ve İran’ın füze programının kısıtlamasız devam etmesi de İran’ın talep ettiği noktalar arasında.

ABD yetkilileri, İran’ın getirdiği talepleri “gülünç ve gerçek dışı” olarak nitelendirirken, İran’ın sert tutumunun diplomatik çözüm arayışlarını zorlaştırdığı ifade ediliyor. ABD, İran ile iletişimde olduklarını belirtse de, İran bu durumu yalanlayarak müzakerelerin zorluğunu vurguluyor. Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi ülkelerin arabuluculuk çabaları devam ederken, Pakistan’ın barış görüşmelerine ev sahipliği yapma önerisi ABD Başkanı Trump tarafından destekleniyor.

İran’ın Pakistan Büyükelçisi, ABD ile doğrudan veya dolaylı bir görüşme olmadığını belirterek, dost ülkelerin diyalog ortamını oluşturma çabalarının savaşın sona ermesine katkıda bulunabileceğini umduğunu ifade etti. Pakistanlı kaynaklar, İran’ın tazminat talep ettiğini ve füze kapasitesinin sınırlandırılmasını reddettiğini aktarıyor.

ABD’nin 15 maddelik planında, İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılması, nükleer silah peşinde olmayacağına dair taahhüt vermesi ve uranyum zenginleştirmesini durdurması gibi şartlar yer alıyor. Ayrıca Natanz, İsfahan ve Fordow nükleer santrallerinin imha edilmesi ve Atom Enerjisi Kurumu’nun İran içindeki tüm verilere erişim sağlaması da talep ediliyor. ABD, İran’dan bölgedeki vekil güçlere maddi destek sağlamaktan ve silahlandırmaktan vazgeçmesini istiyor. Hürmüz Boğazı’nın açık kalması ve serbest bir bölge olarak kalması müzakerelerin diğer bir önemli konusunu oluşturuyor.

İsrail’in güvenlik kaynakları, İran’ın müzakerelerdeki tavizlerine dikkat çekerek, bunun ateşkesin sağlanmasında zorluk yaratabileceğini öne sürüyor. İran, ABD’nin sunduğu planı reddettiğini belirtirken, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, müzakereler sırasında iki kez bombalandıklarını hatırlatarak Washington’a güvenmediklerini vurguladı. İran askeri sözcüsü Zülfikari, ABD’nin “stratejik bir yenilgiden” kurtulmak için müzakerelere gittiğini savunarak, “Yenilginizi anlaşma olarak adlandırmayın. Bizim gibiler, sizin gibilerle anlaşma yapmayacak” ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri liderleri ise, İran’ın yeterince zayıflatılmadığı sürece tehdit olmaktan çıkamayacağını belirterek, bu durumun bölgedeki güvenliği tehdit edebileceği uyarısında bulunuyor.

Author: osman kayık