20 Mayıs 2026 tarihinde yayımlanan bir makaleye göre, İsrail’in Gazze’ye yönelik insani yardım ulaştırmayı hedefleyen Küresel Sumud Filosu’na uluslararası sularda düzenlediği saldırı, Tel Aviv yönetiminin yaşanan insani krizin uluslararası alanda daha fazla görünürlük kazanmasından duyduğu derin endişeyi ortaya koyuyor. Haaretz gazetesinde kaleme alınan yazıda, 44 ülkeden 428 aktivistin yer aldığı filonun, İsrail yönetimi için neden bu kadar tehdit oluşturduğuna dikkat çekildi.
Küresel Sumud Filosu’nun etkinliğinin, hükümetlerin Gazze’deki durumu normalleştirme çabalarına karşı dikkatleri tekrar bu bölgeye çekebilme yeteneğinden kaynaklandığı ifade edildi. Yazıda, İsrail ordusunun uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahalenin büyük bir askeri tehdide değil, “durdurulması kolay” sivil teknelere karşı yapıldığı vurgulandı. Tel Aviv yönetiminin, Gazze’ye uyguladığı yasa dışı abluka ve bu durumun yarattığı insani krizle ilgili aktivistlerin verdikleri mesajlardan duyduğu korku şu ifadelerle dile getirildi: “O teknelerden ne gösterildiğini kontrol etmek çok daha zor bir hale geliyor. Her tekne canlı olarak çevrimiçi yayın yapıyor ve hareketleri takip ediliyor. Aktivistlerin gözaltına alındıklarında sosyal medyada yayınlanmak üzere önceden kaydedilmiş mesajları bulunuyor.”
Yazıda, Küresel Sumud Filosu’nun Gazze’ye yönelik ablukanın sona ermesi ya da askeri hesaplamaları değiştirme kapasitesinin pratikte sınırlı olduğu belirtilirken, İsrail donanmasının, Gazze’yi çevreleyen siyasi düzene karşı uluslararası sularda gerçekleştirdiği hukuksuz müdahalenin bir meydan okuma olarak görüldüğü ifade edildi. “Eğer aktivistleri taşıyan küçük bir sivil filo, askeri seferberliği ve ulusal güvenlik retoriklerini tetikleyebiliyorsa, o zaman sorulması gereken soru şu: İsrail neden bu kadar korkuyor?” denildi.
Küresel Sumud Filosu, 2026 Bahar Misyonu kapsamında 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında İsrail ordusunun hukuksuz müdahalesine maruz kalmıştı. Uluslararası sularda, Gazze’ye 600 deniz mili mesafede gerçekleştirilen bu saldırıda, 177 aktivist alıkonulmuştu. 18 Mayıs’ta ise, filoya yönelik yeni bir saldırı düzenlenerek aktivistler hukuka aykırı bir biçimde alıkonuldu. Filoda 78 Türk katılımcı yer alıyordu. Daha önce ise, Ağustos 2025’te 44’ten fazla ülkeden 500 aktivisti taşıyan bir diğer filoya benzer bir saldırıda bulunulmuştu.
Kaynak: AA / Burak Dağ
Yazar: Yusuf Arslan